Rüzgâra sor, ben onun sesiyle fısıldarım sana

03.04.2013

 
Rüzgâra sor, ben onun sesiyle fısıldarım sana

 
 
Serbest olmak özgürlüktür, derdi hep bizim kaptan. Yelkenleri istediği yöne açıp gitmeyi severdi.
Ben de hep şaşırırdım, nasıl oluyor da, her istediği yönde rüzgâr bulabiliyor diye.
 
Bir sırdı benim için bizim kaptanın bu yeteneği. Hadi arkadaşlar şimdi
güney-doğuya gidiyoruz derdi ve yelkenleri ona göre açardık, dümenci de rotayı ayarlardı ve biz ideal rüzgârı bulurduk. İnanılmaz bir tesadüftü benim için bu, adeta bir sihir.
 
Hiç unutmam kaptanla son seferimiz olacak o yolculukta böyle başlamıştı.
 
Bilmiyordum tabi o seferin onunla paylaştığım son sefer olacağını. Onun son seferi olduğunu bildiğini de bilmiyordum.
Sabahın o soğuk nemli havası, sisin içinden doğan güneşin verdiği o soğuk aydınlık gibi, insanın hem içini aydınlatıyor hem de ürpertiyordu, o aydınlattığı yürekleri.
Limandan çıkarken bile rüzgârı doğru tahmin etmişti kaptan, her zamanki gibi. Kıyı gözden kaybolurken bana seslendi:
 
- “Yanıma gelsene”
Koştum gittim. Kapağı kapalı, yılların neminden buruşmuş yapraklarından kabarmış seyir defterinin yanı gibi kat kat çizgilerle kaplı yüzünde garip bir gülümseme vardı.
 
-          “Buyur kaptan” dedim, “ Ne yapmamı emredersin?”
        
-          “Emir değil” dedi, “ Artık sana emir vermeyeceğim. Yarın sen de göreceksin, artık senden sadece bir şey isteyebilirim.”
          
Anlayamamanın verdiği boşluk ve karmaşık bir zihin ifadesi yarı sönmüş gözlerle baktım yüzüne. Yılların insanı anlamaz mı?
  
-          “Korkma” dedi, “Kötü bir şey olmayacak, sadece bir devir teslim yapacağız yarın.”
     
-          “Kime neyi devir ediyoruz kaptan” dedim.
      
-          “Sana kaptanlığı devir edeceğim” dedi.
       
-          “Sen ne yapacaksın peki” dedim.
        
-          “Yarın akşamdan itibaren ben sadece sana lazım olduğunda danışacağın bir konuma çekileceğim” diye cevap verdi ardından tebessüm etti.
 
Yüzü aydınlanmıştı, sevindim, kötü bir şey olmayacak diye. Nasıl bilebilirdim ki?
Gece suyun geminin yanından akıp giderken çıkardığı ses ve hafif rüzgârın yelkenlere okuduğu şiirlerle geçti, gitti zaman.
Gün aydınlandığında kamaramın kapısı vuruldu. Kalktım, tayfalardan birisi;  
      
-          “Kaptan geminin baş tarafında seni bekliyor” dedi.
Aceleyle üstümü başımı düzeltip koştum, ne de olsa kaptanım çağırıyordu.
      
-          “Gel Memo” dedi. “Bunca yıldır özgürlüğü nasıl yücelttiğimi bilirsin, her seferinde istediğim yöne gittim değil mi?” Sen de buna hep sihirmiş gibi şaşkın baktın, haksız mıyım?
Gülümsedi, uzun uzun yüzüme baktı, cevabını almaya kararlı kaptanım.
     
-          “O zaman özgür olmanın bedelini sana söyleyeyim, sen de öğren.”
           
-          “Ben istediğim yönü, rüzgâra göre seçtim bunca yıldır. Hiç rüzgâra, doğaya ters yönü istemedim. Biliyor muydun?
 
Dondum kaldım. Sesim bile çıkmadı açık ağzımdan.
 
-“Özgür olmak istediğini yapabilmektir ama doğru şeyi istersen eğer” dedi.
 
Boğazım üşüdü, ağzımın açık kaldığını o zaman fark ettim. Şaşkın bir ifade takınmaktan utandım, yüzüme ateş bastı.
    
-          “Bugün benim son günüm” diye devam etti, kaptanım. “Ben bu akşamı görmeyeceğim.”
        
-          “Neden?”
    
-          “Çok hastayım. Belki bir belki iki gün ömrüm var. Son bir defa daha özgürlüğümü yaşayacağım. Denizde ölmeyi istedim, bunu yapma şansım var. Unutma dediklerimi” dedi. Ve denize attı kendisini…
Geminin yanından geçip, geride kalırken kaptanım, koştum güverte boyunca…
      
-          “Ama bana söz vermiştiniz, size istediğimde danışabilecektim” dedim.
Uzaktan, son sözleriydi, denizin maviliğinde kaybolmadan önce, duyduğum:
        
-          “Rüzgâra sor, ben onun sesiyle fısıldarım sana…”
 
 
 
 
 
 
 


 
 
 
 
 
 
 
 
 
zuleyha
 
1
 

LİNKLER

 
 
       

Tarifi ekleyen : KIRIK ÇATAL

       

Tarifi ekleyen : KIRIK ÇATAL

       

Tarifi ekleyen : KIRIK ÇATAL

 
 
       
       
 
 
       
       
 
 
       
 
 
       
       
 
 
       
       
 
 
       
       
 
 

Copyright © 2011 KIRIK ÇATAL.com Tüm Hakları Saklıdır..