MİSKET

15.04.2011

 
MİSKET

 
 
Genç adam yoğun iş temposundan iyice bunalmıştı. Vakit akşama yaklaşıyordu ama mesai kavramına çok yabancı olduğu için evine ne zaman gideceği belli değildi. Başını iki elinin arasına aldı gözlerini sıkıca kapadı. Çok para kazanıyordu. Yöneticiydi birçok insanın imrenerek baktığı bir konumdaydı. Ama yaşadığı hayatı hayat olarak görmüyordu. "Bu ne biçim hayat böyle!" diye söylendi kendi kendine hafta sonlarında dahi evine gidemiyordu. Toplantılar, iş seyahatleri, yazışmalar ve koşuşturmacayla gecen bir hayat.
ÇALIŞAN BİR İNSANDI
Ailesine çocuklarına vakit ayıramıyordu. Pek çok yakın dostunun adını dahi unutmuştu. Bu karamsarlık içinde kıvranırken birden çekmecesindeki küçük radyosu aklına geldi. Radyoyu açtı. Yayınlanan müzik parçası ile biraz rahatladığını hissetti. Müziğin ardından yaşlı bir adamın konuşmasıyla gayri ihtiyari radyoyu kapatmak istedi.
AKLINA BİR ŞEY GELMİŞTİ.
Yaşlı bir adam konuşmaya başlamıştı!
Ama birden durdu. İlginç bir teoriden bahsedeceğini söylüyordu yaşlı adam. "BİN MİSKET TEORİSİ" ni anlatacaktı. Merakla dinlemeye başladı.
BİN MİSKET TEORİSİ
Acaba neydi Bin Misket teorisi?
"Bir gün oturdum ve biraz aritmetik yaptım. Ortalama bir kişinin yetmiş beş yaşına kadar yaşadığını varsaydım. Biliyorum bazıları daha çok bazıları da daha az yaşar. Ama biz yetmiş beş sene yaşadığını düşünelim.
Bir yılda 52 hafta olduğu için, 75'i 52 ile çarptım ve ortalama ömre sahip bir insanin tüm hayatında yasayacağı Cumartesi sabahı sayısı olarak 3900 rakamına ulaştım.
Yaşlı adamın yaptığı aritmetiği
dinlemeye başladı.
"Simdi beni iyi dinleyin. En önemli kısmına geliyorum. Bütün bunları ayrıntılı olarak düşünmeye elli beş yasında başlamıştım. Yaptığım hesaba göre bu yaşa kadar 2180 'in üzerinde Cumartesi yaşamıştım ve eğer yetmiş beş yasına kadar yaşarsam yaşayacağım Cumartesi sayısı sadece bin adet olacaktı".
Yaşlı adam 55 yaşında düşünmeye başlamıştı...
". Bir oyuncak dükkânına gittim ve elindeki tüm misketleri aldım. 1000 adet misketi bir araya getirmek için üç tane daha oyuncakçı dükkânını ziyaret ettim. Bunları eve getirdim ve atölyemdeki radyomun yanında duran büyük şeffaf bir kavanozun içine hepsini doldurdum. O günden sonra, her cumartesi kavanozdan bir tane aldım. Misketlerin azaldığını gördükçe hayatımdaki önemli şeyleri daha fazla DÜŞÜNME' ye başlamıştım. Anladım ki,  dünyadaki zamanımın akıp gittiğini seyretmek kadar önceliklerimi düzene koymama hiçbir şey yardım edemez. "

Yaşlı adam zamanı değerlendirmeye başlamıştı...
"Yaşlı adamın anlattıkları öylesine etkiliydi ki, genç iş adamı adeta dünyadan kopmuş, radyoya kilitlenmişti. Yaşlı adam şu cümlelerle konuşmasını tamamladı :
"Programı kapatmadan önce şimdi size son bir şey daha anlatacağım. Bu sabah kavanozun içindeki son misketi de aldım. Eğer önümüzdeki cumartesiye kadar yaşarsam, bana biraz daha zaman verilmiş olacak. Unutmayın, hepinizin kullanabileceği en önemli şey, biraz daha fazla zamandır.

"Yazı böyle devam edip gidiyordu… Farkında mısınız bilmiyorum ama bizi meşgul eden o kadar oyun var ki… Önemli ya da önemsiz… Ama biz bunların arasında kaybolup gittiğimizi fark edemiyoruz bile…  İşin garibi fark ettiğimiz anda "şu işimi de bitireyim ondan sonra..." diye erteliyoruz… Değil mi?
hadi arkanıza yaslanın… Derin bir nefes alın...
Hayatınızda önemli olan dostlarınızdan birisinin telefonunu çaldırın… Ya da cıvıl cıvıl
sesinizle "ALO…" deyin… Gülümseyin… Mutluluklarınızın kalıcı ve bulaşıcı olması dileklerimle…
Hikâye bitmişti...
 
 
 


 
 
 
 
 
 
 
 
 
zuleyha
 
1
 

LİNKLER

 
 
       

Tarifi ekleyen : KIRIK ÇATAL

       

Tarifi ekleyen : KIRIK ÇATAL

       

Tarifi ekleyen : KIRIK ÇATAL

 
 
       
       
 
 
       
       
 
 
       
 
 
       
       
 
 
       
       
 
 
       
       
 
 

Copyright © 2011 KIRIK ÇATAL.com Tüm Hakları Saklıdır..