SİZ BUGÜNE KADAR PENCERENİZDEN KAÇ KIRLANGIÇ KOVALADINIZ?

24.05.2011

 
SİZ BUGÜNE KADAR PENCERENİZDEN KAÇ KIRLANGIÇ KOVALADINIZ?

Kırlangıcın biri bir adama âşık olmuş. Pencerenin önüne
konmuş, bütün cesaretini toplamış, röfleli tüylerini kabartmış,

güzel durduğuna ikna olduktan sonra küçük sevimli gagasıyla cama
vurmuş. Tık. Tık. Tık.

Adam cama bakmış. Ama içeride kendi işleriyle uğraşıyormuş.
Meşgulmüş! Kimmiş onu işinden alıkoyan? Minik bir kırlangıç!
Heyecanlı kırlangıç, telaşını bastırmaya çalışarak derin
bir nefes almış şirin gagasını açmış, sözcükler dökülmeye başlamış.
Hey adam! Ben seni seviyorum. Nedenini niçin ini sorma. Uzun
zamandır seni izliyorum. Bugün cesaret buldum konuşmaya. Lütfen
pencereyi aç ve beni içeri al. Birlikte yaşayalım.

Adam birden parlamış: Yok daha neler? Durduk yerde sen de
nerden çıktın şimdi? Olmaz, alamam, demiş. Gerekçesi de pek sersemceymiş:
Sen bir kuşsun! Hiç kuş insana âşık olur mu?

Kırlangıç mahcup olmuş. Başını önüne eğmiş. Ama pes etmemiş,
bir süre sonra tekrar pencereye gelmiş, gülümseyerek bir kez daha
şansını denemiş: Adam, adam! Hadi aç artık şu pencereni. Al beni
içeri! Ben sana dost olurum. Hiç canını sıkmam!

Adam kararlı, adam ısrarlı: Yok, yok ben seni içeri alamam
demiş. Biraz da kaba mıymış, neymiş lafı kısa kesmiş. İşim gücüm var,
git başımdan. Aradan bir zaman geçmiş, kırlangıç son kez adamın penceresine
gelmiş: Bak soğuklar da başladı, üşüyorum dışarıda. Aç şu pencereyi
al beni içeri. Yoksa sıcak yerlere göç etmek zorunda kalırım. Çünkü
ben ancak sıcakta yaşarım. Pişman olmazsın, seni eğlendiririm.

Birlikte yemek yeriz, bak hem de sen de yalnızsın' yalnızlığını paylaşırım, demiş.

BAZILARI GERÇEKLERİ DUYMAYI SEVMEZMİŞ! Adam bu yalnızlık
meselesine içerlemiş. Pek bir sinirlenmiş: Ben yalnızlığımdan memnunum, demiş. Kuştan onu rahat bırakmasını istemiş. Düpedüz kovmuş. Kırlangıç, son denemesinden de başarısızlıkla çıkınca, başını önüne eğmiş, çekip gitmiş. Yine aradan zaman geçmiş. Adam, önce düşünmüş sonra kendi kendine itiraf etmiş: Hay benim akılsız başım; demiş. Ne kadar aptallık ettim!

Beklenmedik bir anda karşıma çıkan bir dostluk fırsatını teptim. Niye onun teklifini kabul etmedim ki? Şimdi böyle kös kös oturacağıma, keyifli vakit geçirirdik birlikte. Pişman olmuş olmasına ama iş işten geçmiş.

Yine de kendi kendini rahatlatmayı ihmal etmemiş: Sıcaklar başlayınca, kırlangıcım nasıl olsa yine gelir. Ben de onu içeri alır, mutlu bir hayat sürerim.
Ve çok uzunca bir süre, sıcakların gelmesini beklemiş. Gözü yollardaymış.
Yaz gelmiş, başka kırlangıçlar gelmiş. Ama.
Onunki hiç görünmemiş. Yazın sonuna kadar penceresi açık beklemiş ama boşuna. Kırlangıç yokmuş! Gelen başka kırlangıçlara sormuş ama gören
olmamış. Sonunda danışmak ve bilgi almak için bir bilge kişiye gitmiş .Olanları anlatmış.
Bilge kişi gözlerini adama dikmiş ve demiş ki:
“Kırlangıçların ömrü 6 aydır.”

HAYATTA BAZI FIRSATLAR VARDIR,  SADECE BİR KEZ ELİNİZE GEÇER VE DEĞERLENDİRMEZSENİZ UÇUP GİDER!

HAYATTA BAZI İNSANLAR VARDIR, SADECE BİR KEZ KARŞINIZA
ÇIKAR; DEĞERİNİ BİLMEZSENİZ KAÇIP GİDERLER!
VE ASLA GERİ DÖNMEZLER!
Dikkatli olun.
Farkında olun.
Ve bir düşünün bakalım;
Acaba siz bugüne kadar pencerenizden kaç kırlangıç kovaladınız?



 
 
 


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
1
 

LİNKLER

 
 
       

Tarifi ekleyen : KIRIK ÇATAL

       

Tarifi ekleyen : KIRIK ÇATAL

       

Tarifi ekleyen : KIRIK ÇATAL

 
 
       
       
 
 
       
       
 
 
       
 
 
       
       
 
 
       
       
 
 
       
       
 
 

Copyright © 2011 KIRIK ÇATAL.com Tüm Hakları Saklıdır..