MUTLULUĞUN GİZİ

02.06.2011

 
MUTLULUĞUN GİZİ

Bir tüccar mutluluğun gizi’ni öğrenmesi için oğluna insanların en bilgesinin yanına yollamış. Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üstünde bulunan güzel bir şatoya varmış.
Söz konusu bilge burada yaşıyormuş.
Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış: Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş; dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masa da varmış.
Bilge sırayla bu insanlarla konuşuyormuş. Bizim delikanlı kendi sırasının gelmesi için iki saat beklemek zorunda kalmış.
Delikanlının ziyaret nedenini açıklamasını dikkatle dinlemiş bilge, ama mutluluğun giz’ini açıklayacak zamanı olmadığını söylemiş ona. Gidip sarayda dolaşmasını, kendini iki saat sonra görmeye gelmesini salık vermiş. “Ama sizden bir ricada bulunacağım, ”  diye eklemiş bilge, delikanlının eline bir kaşık verip, sonra bu kaşığa iki damla sıvıyağ koymuş. “ Sarayda dolaşırken bu kaşığı elinizde tutacak ve yağı dökmeyeceksiniz. ”
Delikanlı sarayın merdivenlerini inip çıkmaya başlamış, gözünü kaşıktan ayırmıyormuş. İki saat sonra bilgenin huzuruna çıkmış.
“ Güzel, ” demiş bilge, “ peki yemek salonumdaki Acem halılarını gördünüz mü? Bahçıvan başı’nın yaratmak için on yıl çalıştığı bahçeyi gördünüz mü? Kütüphanemdeki güzel parşömenleri fark ettiniz mi? ”
Utanan delikanlı hiçbir şey göremediğini itiraf etmek zorunda kalmış. Çünkü bilgenin kendisine verdiği iki damla yağı dökmemeye çabalamış, başka bir şeye dikkat edememiş.
“ Öyleyse git, evrenimin harikalarını tanı, ” demiş ona bilge. “ Oturduğu evi tanımadan bir insana güvenemezsin. ”
İçi rahatlayan delikanlı kaşığı alıp sarayı gezmeye çıkmış. Bu kez, duvarlara asılmış tavanları süsleyen sanat yapıtlarına dikkat ediyormuş. Bahçeleri, çevredeki dağları, çiçeklerin güzelliğini, bulundukları yerlere yakışan sanat yapıtlarının zarafetini görmüş. Bilgenin yanına dönünce, gördüklerini bütün ayrıntılarıyla anlatmış.
“ Peki, sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede? ” diye bilge sormuş.
Kaşığa bakan delikanlı, iki damla yağın dökülmüş olduğunu görmüş.
“ Peki, ”demiş bunun üzerine bilgeler bilgesi, “sana verebileceğim tek bir öğüt var: Mutluluğun Gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan…”
 
Paulo Coelho
 


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
1
 

LİNKLER

 
 
       

Tarifi ekleyen : KIRIK ÇATAL

       

Tarifi ekleyen : KIRIK ÇATAL

       

Tarifi ekleyen : KIRIK ÇATAL

 
 
       
       
 
 
       
       
 
 
       
 
 
       
       
 
 
       
       
 
 
       
       
 
 

Copyright © 2011 KIRIK ÇATAL.com Tüm Hakları Saklıdır..